Ekim 21st, 2008
Sen ki bir sözdüşüydün
UlaÅŸan en eski aÅŸklara
Kırık testimde biriken su
İlk yazılı taşı söylencemin
Sendin bulduğum büyü
Bozkır buğulu bedenimle
Tuzuna inandığım çöl kumu
KuÅŸlar uçurtan susuzluk (Åžiirin devamı …)
Ekim 4th, 2008
Geceyle dinlemeli geniÅŸleyen
Bir ağacın gövdesini
Üzerine yıldız sererken
Su vermeli gülün toprağına
Şiir geceyi sever çünkü
AÅŸk geceyle açıklar kimliÄŸini (Åžiirin devamı …)
Eylül 22nd, 2008
yaz geceleri daha sık
öpmeliyiz sevdiğimiz kadınları,
ay vakti yüzlerinden
öpüş izlerine benzer,
yosunlar üzerinde kalan
izleri, yaz yaÄŸmurunun
yaz ırmağının rüzgârla
öpüştüğü gece,
tülünü düşürerek gelir ay (Åžiirin devamı …)
Eylül 20th, 2008
Issız bozkırda usul esen
yaz yelidir hançer
Bütün eski kalıtların yanılmaz
belleğidir hançer
Ayrı kalınca kınından yitik
gümüş kabzasıyla
Zaman içinde çürüyüp gidecek
eğri demirdir hançer
Yıkım günlerinde odur öfkeli
imgesi ÅŸairlerin
Pul pul döker pasını birden
umutla devinir hançer (Åžiirin devamı …)
Eylül 15th, 2008
hüzün/ölçer
rüzgâr: hüzün ölçeridir eylülün,
ürpertir geceyi öptüğü yerden
acı/ölçer
şiir:acı ölçeri kanlı yüzyılın
yaralı bir temmuz atlasında
aşk/ölçer
hançer:ah, onunla ölçülür bütün
ölümcül, yasak aÅŸkları ülkemin (Åžiirin devamı …)
AÄŸustos 30th, 2008
Güz gömleği giydi şiir
Hüzün sanıyor görenler
Açık kalmış bir düğmesi
Ki rüzgâr girsin diyedir
Cebinde yaÄŸmur kokusu
Bir tutam kurutulmuÅŸ ot
Yeni bir imge arıyor
Onunla, ince akan su (Åžiirin devamı …)
AÄŸustos 27th, 2008
Güz geldi ah, güle ne söylesem
Sana ne söylesem ömrüm
Sen ki şiirler düşürürdün
Uzun uÄŸultularla akan sulara
Toprağın tuzu, taşın izi olurdum
Ayışığı toplardın güllerden
Gecenin ürpertisinden çocukluğumuza
Kırgın kadınlarımıza yazılarda
Oradan oraya savurduÄŸumuz
Sarılan sarılan yalnızlığa
Şimdi nasıl koysam yerine
Kırılan dalı, örselenen çiçeği
Okşasam usulca, öpsem öpsem
Bulutlarla düşlesem, kuşlarla düşünsem,
Şiirle sağaltsam sayrı yüreğimi
(Åžiirin devamı …)
AÄŸustos 22nd, 2008
NECATİGİL
Sokaktan eve taşırdı
İncecik kırgın bir aşkı
EDİP CANSEVER
Mendilinde kan sesleri
De bıraktı Edip Abi
TURGUT UYAR
En güzel ona uyardı
Büyük Saat, erken durdu
Kayayı Delen İncir’in
Yurduydu onun da yurdu (Åžiirin devamı …)
AÄŸustos 22nd, 2008
hep yakın gibi görünüyor
o büyük ‘hayal / ÅŸiir’ dilime,
ansızın uyansam geceleyin
eriyor, eriyor, eriyor çok
uzak sözcükler ağzımda
küllenmiş bir aşkın şiiri
yakıp duruyor dudağımı,
avuçlarım kızılalev kor,
üfürüyor bir rüzgârla
biriken tozunu günlerin
(Åžiirin devamı …)
AÄŸustos 22nd, 2008
Sisli şehirler bıraktın bana
Erken ölümünü kuşların
Ay ışığı da görünmez oldu
Çiçeksiz, yarım balkonumda
Uçuşan eteğini bulamadım
Kalbimi acıtıyor tenimin yarası
Her gece amansız bir sorgulama
Elimde kalan kırık dal ucu
Yırtıyor dokunduğu yeri
Kanlı bir hançer yatağımda (Åžiirin devamı …)