Ekim 3rd, 2008
MutluluÄŸum 39 derece ateÅŸle yatar
Dünyanın 42 derece enlem 26 derece boylamında
Öğretirler Edremit’le Van arası kaç saat tutar
Kanadı kırık kuş hesabıyla
Hayatın dulu, ölümün ilk aÅŸkıdırlar (Åžiirin devamı …)
Ekim 3rd, 2008
Hiçlik’te bulaÅŸalım sevgilim, oturup konuÅŸalım
Dört yanımız dizboyu insan
Yağmurdan bile usanalım
YaÄŸmurla seviÅŸirken
Bende inanmaların çağı geçti
Sende sanki ilkbahar
Bizimkisi karşıtların birliÄŸi (Åžiirin devamı …)
Eylül 22nd, 2008
Yağmurda ölürüm, su çeker bedenim
Bir yeraltı ırmağı olur gömülünce
Ben bu dünyada bir tek hayatı sevdim
Karşılıksız aşkların lümpenliğince
Yağmurda öleyim, su çeksin bedenim
Sokağın ortasında serseri bir ağaç gibi
Anlasan, sen anlardın kalbim
Göğün toprağa akıttığı o şehveti
Yağmurda ölürüm, kağıda yine zam gelir
Ben uzun uzun üşürüm ıslaklığımdan
Su ve kan! Görüp göreceğim budur
Rivayet olunur kim, suyun kanı yıkadığından
Yağmurda öleyim, su çeksin bedenim
Kan! En dayanıklı tüketim malımızdır, onu kimse yıkamaz
Dolar, Mark, İMKB, Altın, Hisse Senedi…
Kalbim, kanla yıkananlar bir daha onmaz.
AHMET ERHAN
Eylül 22nd, 2008
Kiraz mevsiminde rakı içmedim
Yatmadım olmadık kuytuluklarda
Serumlarla doldur boÅŸalt yaparken bedenim
Bekledim sessizce gönlümün ücralarında
Dünyaya yine de bir ağırlıkmış hacmim
(Åžiirin devamı …)
Eylül 22nd, 2008
Boğulmak benim hünerimdir
YaÄŸmurlara uzak o topraklarda
De ki öldü bu adam
Halk diktatörlüğünün birinci yılında
Boğulmak benim hünerimdir
Su geçirmez ÅŸemsiyeler gibi kollarımı açıp da (Åžiirin devamı …)
Eylül 15th, 2008
Ağır aksak adımlarla yürüyen gece
Bana bir şeyleri anımsatıyor
Boynu uykudan arasıra düşerek
Pencerenin kanatlarına yaslanmış bir anne
Kuytu, karanlık bir yolda
Kocasının ayak seslerini arıyor
Bir çocuk, sedirin üstünde (Åžiirin devamı …)
Eylül 15th, 2008
Alkol ve tütün
Ben ölümü bunlarla yendim
Ağaran bir tanın küf kokusunda
Sabah savaşlarında
Uçarı bir neferdim
Herkes iÅŸe giderken ben sızardım (Åžiirin devamı …)
Eylül 9th, 2008
Acım, beni bir gün boğabilir
Kalırsa bir çığlık benden kardeşler
Koruyun, saklayın onu ne olur.
Her insanın kendince bir tarihi vardır
Bir seyir defteri, ağaca atılan çentik belki
Hani bir gün dönülür de bir ÅŸeyler anımsanır. (Åžiirin devamı …)
AÄŸustos 27th, 2008
3
Elinden şekeri alınmış bir çocuk gibi kaldım
YokluÄŸunda… YaÄŸmur yaÄŸar, kar yaÄŸar
Günler kısalır, geceler uzar
On parmağımın üstüne on mum yaktım
(Åžiirin devamı …)
AÄŸustos 27th, 2008
Seni, gülüşü gül olup da açan kız
Uzandığım her kapıda yüzümü saran esinti
Seni yürüyüşü yağmur, kokusu nergis
Seni, turuncu düş, seni deniz mavisi…
Eksik kalmış tek sözcüğü uzun bir şiirin
Bir dalın açmamış o son tomurcuÄŸu (Åžiirin devamı …)