Ekim 3rd, 2008
Yaşamak bir denizdi önceleri
Şimdi olsa olsa yalnız sevinçtir
Ne acılar ne gözyaşları
Onun güzelliğini silebilir
Kayaları ellerimizde ufalayarak
Kurduğumuz küçük evlerde
Küçücük devler gibi ölesiye seviştik.
Ağaçlar diktik çocuklar büyüttük
Savaşmayı ve paylaşmayı bildik
DoÄŸrudur her zaman bir ÅŸey eksik
DoÄŸmadan ölmeye benzer (Åžiirin devamı …)
Ekim 3rd, 2008
Sonra bir akşamüstü çıkıp geldiler
Yepyeni bir sabahı kurmaya
Sana duyduÄŸum sevgi bir akÅŸam
İhtiyar ölümleri gibi geçti kapımdan
Saksıda bir sardunya dalı gibi yalnız kaldım (Åžiirin devamı …)
Ekim 3rd, 2008
Yorgun bir günden kalan
Avuçların uyudu avucumda
Saçların yüzümde, omuzumda
Bana neler anlattı
Yüreğinin atışlarını duydum
İçimde, içimin derininde
Yol bitmesin istedim, uzasın
Alabildiğine dalsın karanlığa
(Åžiirin devamı …)
Eylül 22nd, 2008
Önce bir sancı olur sonra bir duyumsama
Sonra günler kaygılı duruşlarla
İnce yağmurlardan seni alır getirir
Birlikte özlemek bekleyişlerin
Sevinçlerle duyurduğu sezgidir
Güçlü bir direnme biçimidir biraz da
Süzülür geceden damıtılan ışıkta
AÅŸklar iÅŸte bu özlemden oluÅŸur (Åžiirin devamı …)
Eylül 22nd, 2008
Yürürlükte hava su ateş toprak
Yürürlükte irili ufaklı atomlar
Çürümüş sanıların karşısında
Bu arada yalnızlık sürümden kazanıyor
Uydurma aşkların yanıbaşında
Kuş uçmuyor korku ormanlarında
Sıkıntı denilen timsah uyanık
Erdemi ve inancı savunuyor kendince
Belki güler geçersin belki de
Gülmeyi bile düşünmezsin
Anlatmazsın bile birilerine
O kadar çıplak
(Åžiirin devamı …)
Eylül 22nd, 2008
Çocuğum uyusan bir güzel
Ölümleri düşünmeyi bıraksan da
Nasıl olsa şimdi korkunç amcalar
Ateşler akıtmıyor göklerden
Çocuğum güzelce uyusan da
Uyansan güneşli bir güne
Nasıl olsa şimdi uzaktan
Tank gürültüleri gelmiyor
Nasıl olsa dindi, yağmur gibi
Makineli tüfeklerin sesleri
Sanırım yarına kadar bizi
Öldürmeyi düşünmez kimseler
Sen de bilirsin ki; bir akÅŸamla bir sabah
Arasında ne güzel yüzyıllar vardır
Uyu, tadını çıkar yaşamanın
Değil mi ki savaşların çocuğusun
Daha çok sevmelisin herşeyi
ÇocuÄŸum bir güzel uyu ÅŸimdi (Åžiirin devamı …)
Eylül 15th, 2008
Onlar savaşçıdırlar sabah akşam
İnançlar örer umutlarından
Ellerin karanlıkta üşüdü gir içeri
Saçların yıkandı soğuk yağmurda
Gel sobanın yanına sokul da
Al eline sıcak kestaneleri
Kuş masalları anlat
Acıyı katık etme duruşuna
AFŞAR TİMUÇİN
Eylül 15th, 2008
Ben kimim yaramaz bir çocuk
SessizliÄŸiyle kendine gizlenen
Bugün bile simyacılar iyi kötü
Bir şeyler bulup çıkarmak isterken
Ben kimim zamanın kıyısında direnen
Uçaklar uzaklara kanat vururken
Ben kimim kırılıp kalmış
Eski bir tekne gibi
Ben kimim çocuk düşlerinden
Anlaşılmaz ülkülere uzanmış
(Åžiirin devamı …)
Eylül 15th, 2008
İyileşmez çocukluğum yüzündendir
Bu dalgalar arasında gidip gelişim
Bilge ve güngörmüş martılarla
Benim işim sevinç, aşk bana göre
Hele gün başladı mı sancılanmaya
Başıma gelenlerin hemen hepsi
İyileşmez çocukluğum yüzündendir
İyileşmez çocukluğum yüzündendir
Ölü resimleri gibi solgun yüzler karşısında
Duyarsız kalışım, hatta inatla susuşum
Boş tutkuların, anlamsız korkuların
Kirli yağmur suları gibi biriktiği
Akşamlardan güle oynaya geçişim
İyileşmez çocukluğum yüzündendir
(Åžiirin devamı …)
Eylül 9th, 2008
Gelişin önceden belli olmalı
Yola çıkarken haber sal sularla
Ne yap yap üç gün önceden bildir
Ağaçlarla göklerle kuşlarla
GeldiÄŸinde akasyalar
Karlar gibi vuracak camlara
Güller çıldıracak sevinçten
Seni görebilmek için (Åžiirin devamı …)